20 Mayıs 2013 Pazartesi

2012´den kalma notlar... (1)



Yarim senedir bloguma hic ugrayamadim ve bundan dolayi cok üzgünüm. Oldukca yogun bir sene geciriyorum. Cocuklarima eskisi kadar fazla zaman ayiramiyorum. Özel hayat ve is hayati birbirine karisti. Bu yogunluga bir de cocuklarin hafta sonu cami egitimi eklenince faaliyetlerimiz, gezilerimiz vs. icin pek vaktimiz kalmadi. 


Herseye ragmen yine de 2012´ye ait bir kac kare paylasmak istedim. 



Yavru Elif´im bayagi büyüdü. Ablasi ile oyunlar oynamaya basladi bile. 



Bir ara amigurumi oyuncaklarina merak saldim. Bir tane deneyeyim dedim. Elif´im bu minik bebegine bayildi. Aylarca onunla yatip kalkti resmen. 



Sumeyra yavrumun bu harika saclarini her sabah tarayip sekillendirmek kizima eziyet olmaya basladi. Ben de bir cözüm olarak bu güzelim saclara kiydim ve bayagi bir kismini kesiverdim. 
Sonuctan ikimizde memnun kaldik. 




Elif´imin saclarina da babasi kiydi. Bir gün isten eve geldigimde saclari kesilmis minik yavrumu görünce kendimi tutamadim, agladim. Oysa beyimle önceden kesilmelerine karar vermistik. Onu Caillou´ya benzettim. Zaten kizim Caillou´nun filmlerine bayiliyor.




Yaz tatilinden sonra Sumeyra melegim camiye basladi. Önceleri camiye giderken disarda basörtüsü örtmek istemedi, cok utandi. Ama disarda özellikle yabancilardan güzel tepkiler alinca utangacligini kisa sürede kaybetti. 



Elif´im artik her türlü oyuncak ve günlük islere merak saldi.


...


Buralarda her sene 3 Ekim tarihi camilerin yabanci insanlara kapilarini actigi gün olarak kabul edilir. Ben de her sene cocuklugumu ve gencligimi gecirdigim camimizde bu faaliyete katilmaya calisir, alman ve diger yabancilara dinimizi anlatirim. 
Bu sene Muharrem yavrum ilk defa bana eslik etti ve o da bu faaliyete katildi. Insaallah bundan sonraki yillarda da yavrum bu güzel calismayi hep devam ettirir. Onunla gurur duyuyorum. 



3 Ekim ayni zamanda oglumun da dogum günü. Bu seferki dogum gününü genc delikanli olarak kutladi. Arkadaslarini sinemaya davet etti. Film sonrasinda da eve gelinip ikramlar ve pasta yenildi, hediyeler verildi veee x-box oynandi.




Kizlar bayagi kaynasti. Kah büyügü kücügüne uyum sagladi, kah kücügü büyügüne...



Cok sevdigimiz Serra teyzemiz minik yavruma cooook hos patikler hediye etti. Elif bebegim, ev halki, misafirlerimiz bunlara bayildik.




Artik Elif kuzumda arkadasliklar kurmaya basladi. Ilk erkek arkadasimiz Muhammed Emin.




Sumeyra balim camiye baslama töreni olarak besmele törenine katildi. Bu güzel adet bize Osmanli´dan kalmis harika bir gelenek. Bu törenin ince ayrintilarini arastirmanizi tavsiye ederim, ecdadimiza bir kez daha hayran kalacaksiniz.




Bizim evin klasigi olan bayramlasma merasimimiz yine cok enteresandi. Bilindigi üzere her bayram günü icin bir hediye alir kuzularim. Elimden geleni yapmama ve ciddi bir yatirim yapmama ragmen bazi hediyelerden memnun kalmadiklarini görmek beni cok üzüyor. 



Elif yavrum ilk bebek hediyesini bayram hediyesi olarak aldi. Acayip mutlu oldu. Onda tam bir annelik duygusu var. Sumeyra kizim onun gibi degildi. Bebeklerle oynamayi Elif kadar sevmezdi. 



Ilk gün Muharrem´le Sumeyra´nin hediye farki Sumeyra´yi oldukca üzmüstü. Ne de olsa hediyeler paketlenmis, iclerini görme imkanlari yok. Artik o an hangisini secerlerse onu aciyorlar. Diger hediyeler icin diger bayram günlerini beklemeleri gerekiyor. 
Oysa hediyelerin birbirlerine esit olmalarina cok dikkat ederim. 



Sükürler olsunki daha sonraki günlerde yavrum diger hediyelerini actikca bos yere üzüldügünü anlamis oldu. 



Diger notlarimizi bir sonraki postta paylasmak üzere, hoscakalin...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder